Onur Yaser Can davasında 4 polise 6’şar yıl hapis cezası

Haziran 2010’da polislerin çıplak arama, tehdit, işkencelerine maruz kaldıktan sonra intihar eden Onur Yaser Can’ın ardından dört polis ile bir bilirkişinin yargılandığı davada karar çıktı.  Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada yargılanan 5 polisten 4’üne 6’şar yıl hapis cezası verildi.

Onur Yaser Can için yürütülen mücadelenin 12. yılında, dördü polis beş kişi hakkında açılan davanın beşinci ve karar duruşması Çağlayan’daki İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşma daha büyük olan 14. Ağır Ceza Mahkemesinin salonuna alındı. Duruşmada, savcının 7 Nisan’da verdiği esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma ve beyanları alındı.

Savcı sanık polisler Hakan Aydın, Muhammet Olgun, Onur Ülker ve Yunus Başar’in ‘resmi belgede sahtecilik’ ve ‘resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından cezalandırılmasını talep etmişti. Bilirkişi Zafer Gökdemir’in ise beraatına karar verilmesini istemişti.

Mahkeme ilk olarak katılanlara söz verdi. Onur Yaser Can’ın kardeşi Ezgi Can söz aldı. Yargılamada işkence ve intihara sürükleme suçlarını açık bir şekilde ortaya koydukları delillerle mahkemenin görmezden gelemeyecek şekilde somutlaştırıldığını söyledi:

“İndirime gitmemenizi istiyorum”

“Üst sınırdan hüküm kurulmalı”

Ezgi Can’dan sonra söz alan avukatları Ümit Erdem ise “Sanıklar lehlerine olan detayları hatırlayıp aleyhlerine olan konuları hatırlamıyorlar” dedi. “Gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma”, “resmi belgede sahtecilik”, “resmi belgeyi bozma, yok etme” suçlarının işkence suçunun devamı ve intihara sürükleme suçunun da öncülü niteliğinde olduğunu belirten Erdem mahkemenin üst sınırdan hüküm kurmasını ve indirim yapmamasını istedi.

“Mahkeme, işkence ve kötü muameleden suç duyurusunda bulunmalı”

Avukat Tuğçe Duygu Köksal ise dosyanın geçtiği aşamaları anlattı ve “Mahkemenin işkence ve kötü muameleden suç duyurusunda bulunması gerekmektedir” dedi.

“Soru sorularak, ağzımız aranılarak bir şey bulabilir miyiz ümidiyle sorular soruldu”

Ardından mahkeme iddia makamına söz verdi. İddia makamının esas hakkındaki mütalaasını tekrarlaması üzerine sanıklar savunma yapmaya başladı. İlk olarak söz alan Hakan Aydın, “Soruşturmanın açılış sebebi evrakta sahtecilik ve tahribattı ama davanın başından beri işkence ve kötü muamele konuşuyoruz” dedi. Aydın işkence ve kötü muameleye ilgili yargılamanın da daha önce yapıldığını belirterek “Soru sorularak, ağzımız aranılarak bir şey bulabilir miyiz ümidiyle sorular soruldu. Yargılamanın çerçevesindeki sorulara cevap verdim” diye konuştu.

Mahkeme Başkanı: Duruşma salonundan atmak zorunda bırakmayın beni

Daha sonra da bürodaki işleyişi ve Onur Yaser Can’ın gözaltına alınmasına giden süreci anlattı. Bu sırada Ezgi Can “Açık açık yalan söylüyor” diyerek araya girdi. Mahkeme başkanı Can’ı “Duruşma salonundan atmak zorunda bırakmayın beni” diyerek uyardı.

Savunmasına devam eden Aydın, FETÖ’den yargılandığı davalara değindi. Yaşadığı travmalardan bahsetti. Mahkeme başkanı bu kez “Bunun dosyayla ne alakası var” diyerek Aydın’ı uyardı. Sanıkların savunmalarının ardından Ezgi Can söz istedi. Ancak mahkeme usulü gerekçe göstererek Can’a söz vermedi. Can bunu üzerine “Hâlâ adaleti şaşırtmaya çalışıyorlar” diye tepki gösterdi.

10.30’da başlayan duruşmada, 4 polise 6’şar yıl hapis cezası verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir